Pazartesi, 11 Aralık 2017
.
14
İstanbul
.
chevron_left chevron_right
Orta Doğu

Jian Omar : Gerçek şu ki PKK bir Türk ve Kürt partisi ve Suriye’deki Kürt’leri temsil edemez.

Suriye Kürtleri Hareketi Partisi Sözcüsü Jian Ömer: PKK, Türk ve Kürt partisi ve Suriye’deki Kürt’leri temsil edemez

558 Toplam Gösterim
Jian Omar : Gerçek şu ki PKK bir Türk ve Kürt partisi ve Suriye’deki Kürt’leri temsil edemez.

Kürt ulusal konseyinin, Suriye muhalefet partisinin, Suriye Kürt Hareketinin Sözcülüğünü de yapan Jian Ömer, Kürtler ve Suriye hakkında sorulan soruları cevapladı: Suriye’deki savaş bir çok çıkar gruplarının mücadelesi. PYD bu kurtuluşta önemli bir rol oynadı. Ancak bu partinin arkasında kim var ve Suriye halkı için ne ifade ediyor?

Soru: Neden siyaseti seçtiniz ve partiye nasıl katıldınız?
Cevap: Esad rejimindeki memnuniyetsizlikti. 2006 yılından beri Almanya’da yaşıyorum ve burada demokrasiyi gördüm. Devrim başladığında ya da Arap baharında bir şans gördüm. Suriye’de zaten faaliyet içindeydim ve aktivistler ile çalışmaya başlamıştım. Sonra ben Almanya’daki diğer koordinasyon grupları ile güç birliği yaptım. Kısa bir süre sonra sürgünde yaşayan öğrenciler ve Suriye’liler de bize katıldı. Ardından Suriye’deki protestoları organize etmek için sosyal bir ağ ve gruplar kurduk. Sürgünde yaşayan bizler arabuluculuk rolünü oynuyorduk ve malzemeleri Avrupa’da dağılması için gruplara gönderdik. Ben aktif görevde kalmak için 2012 sonuna kadar Mısır’da kaldım. Bu gerçekten çok zordu. El Nusra, devrimin İslamlaşması sürecinde liberalleri düşman görüyordu. Bende 2012 sonunda Almanya’ya geri döndüm. Almanya’da Esad’a karşı düzenlenen gösterilerde diğer Kürt partilerini tanımaya başladım ve Eylül 2013'te Suriye’de Kürt Geleceği Hareketine katıldım.

Soru: Partinizin Suriye’de yani Kuzey Suriye’de ne gibi etkisi var?
Cevap: Aslında partimiz 2005 yılında “Mishal Tamo” tarafından kuruldu. Amacı Suriye’deki Kürt meselesini siyasi olarak açıklığa kavuşturma ve devlet düzeyinde adil bir çözüm aramak. Biz Suriye’deki Kürt meselesinin Suriye ile çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Biz Araplar, Türkmenler, Ermeniler ve Suriye’deki diğer etnik grupları ile adil ve eşit bir demokratik sistem hakkında konuşuyoruz. Başından beri Suriyeliler ile diyaloğa açık parti biziz. Bu, Suriye’deki Kürt halkını korumak ve haklarını vermek barışçıl bir yolun temelini oluşturuyor. 2011 de Suriye ulusal konseyinin kurucu üyeleriydi. Genel başkanımız Mishal Temo'ya 07.10.2011 yılında bir saldırı gerçekleşti. Bütün göstergeler emrin Esad rejiminden geldiğini gösteriyordu ancak saldırının uygulanması aşırılık yanlısı pkk gruplarının bazı üyeleri tarafından gerçekleşti. Faillerin Kürtçe konuştuklarına dair güçlü kanıtlarımız var ama Mishal Temo gösterileri etkiliydi ve esad rejimi için bir tehdit oluşturuyordu.

Soru: 2011’deki Suriye ayaklanmalarından önce Suriye’de yaklaşık 19 farklı Kürt partisi vardı. Neden sadece bugün PYD duyuluyor?
Cevap: Bu sayı bugün 4 kat arttı. PYD diğer partilere göre askeri öneme sahip. PKK’dan silah ve destek aldı. Şu an ABD’den ve diğer farklı ülkelerden DEAŞ'a karşı mücadele için silah yardımı alıyor. Rakiplerine karşı savaştılar ve eleştirilere izin verilmedi. Farklı ülkelerden de destek alıyorlar, DEAŞ ile savaştıkları için üst düzey yetkilere sahipler.

Soru: Almanya PKK’yı Kürt işçi partisi olarak Kürt’lerin temsilcisi olarak görüyor. Bunun neden böyle olduğunu ve özellikle neden batıdan çok fazla desteklendiğini düşünüyorsunuz?
Cevap: Avrupa’daki bazı insanlar PKK’yı Kürt’lerin temsilcisi olarak görebilir ama gerçek şu ki PKK bir Kürt Türk partisi ve Suriye’deki Kürt’leri temsil etmiyor. Ancak çoğu PKK’yı PYD veya YPG / YPJ ile karıştırıyor. PYD PKK’nın Suriye şubesidir. Onlarda bir çok parti gibi bir Kürt partisi, olmarında kendi hedeflerine ulaşması için milisleri var ve savaşıyorlar. Bu Suriye’de Kürtlerin resmî görüşü değil. PKK / PYD DEAŞ ile savaşıyor, DEAŞ bütün dünya ile savaşıyor. Batı’da bu kadar iyi bir üne sahip ve popüler olmasının tek sebebi bu. Reklam ve Propogandaya da çok para harcıyorlar ve buda çok önemli. PKK'nın Avrupa’da bir geçmişi var ve 1980'lerden beri çok aktif. Buda Avrupa’daki insanların PKK hakkında görüşünü şekillendiriyor.

Soru: PKK ve PYD arasında bir fark olduğuna inanıyor musunuz?
Cevap: Hayır - konuyla aşina olmayanlara şöyle birşey söyleyebilirim. PYD, PKK tarafından kuruldu. Osman Öcalan, hapisteki Abdullah Öcalan’ın kardeşi. Kuzey Irak’taki Kürt özerk bölgesinde yaşayan ve PYD kurucularından biri. Suriye’deki Kürt’leri etkilemek için partiyi kurdular ve şu an kararlar PKK yetkilileri tarafından veriliyor ve PYD yalnızca onların dediğini yapıyor. Suriye’deki Kürt bölgelerindeki komutanlar ve karar mercileri PKK’lı yetkililer. Öcalan’ın resimlerini Suriye’de bütün Kürt bölgelerine asılıyor ve bu Türkiye sınırlarında patlamalara neden oluyor.

Soru: PYD ve Esad rejimi arasında işbirliği olması gerektiği söylentileri hep oldu. Hatta PYD çalışanlarının aylıkları Şam tarafından ödeniyor. Kuzey Suriye’de Beşar Esad resimleri yanında Öcalan resimleri asılı. Bu işbirliğinin derinliği Suriye’deki politikayı nasıl etkiliyor?
Cevap: 1978’de PKK’nın kuruluşundan PKK ve Suriye rejimi arasında hep işbirliği oldu. Bu yeni birşey değil. PYD Suriye’nin onayından sonra kuruldu. 1999 yılında Suriye’deki PKK'lıların Türkiye’ye teslim edilmesi için bir anlaşma imzalandı. Bu 2011 yılında kadar devam etti. PKK’nın bugünkü liderliği İran’a yakın ve İran Suriye rejiminin ana destekçisi. Dolayısıyla PKK / PYD, Esad’ın müttefiki olmayı başardı ve Esad Kürt bölgelerini PKK /PYD'ye teslim etmiş olduğuna dair bir çok kanıt var. Esad Kürtler ile savaşmayı istemedi.

Soru: Uluslararası af örgütü, PYD nin çocukları yerlerinden ettiğini ve zorla çalıştırdığına dair defalarca açıklama yapmış. Eğer öyleyse ne derece gerçekleştiğini söyleyebilir misiniz?
Cevap: Suriye’deki insan hakları ihlalleri her geçen gün artmakta. Bu bireysel eylemcilerin ortadan kaldırılması ile başladı. Bir çok aktivist, politikacı, gazeteci PKK/PYD'nin Suriye politikasını eleştirdiği için ortadan kayboldu. Bir çok bağımsız kuruluş ve partim dahil bu insan hakları ihlallerini belgeledi. Büyük firmalardan yasa dışı vergi ve koruma parası talep ediliyor.

Soru: Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi, 2015 yılında Suriye’den gelen en büyük etnik azınlığın Kürtler olduğunu açıkladı, uluslararası alanda bir buçuk milyon Kürt Suriye’den kaçtı PKK / PYD herşeyi kontrol altına alması gerektiği zaman neden bu Kürtler kaçtı?
Cevap: PYD'nin herşeyi kontrolü altında tutmasıyla alakalı. Çocukları zorla işe almasıyla ve okulların kapatılmasıyla alakalı. Kendi okullarında PKK ideolojisi okutuldu. Bu okullar uluslararası alanda kabul görmüyor. Herşey kötüye gittiği için Kürtlere kaçmaktan başka çare kalmadı.

Soru: Esad Suriye’deki Kürtler için hangi rolü oynuyor?
Cevap: Esad ailesi ( oğul ve baba ) Kürtlere her zaman bir baskı uyguladı. Oğul Esad sistematik olarak Kürtlere karşıydı ama şimdi kendi amaçları için kullanıyor. Aksi takdirde Kürtler için hiç bir rol oynayamaz. Esad, kendini azınlıkların koruyucusu olarak göstermeye çalışıyor ama bugüne kadar Kürt’leri tanımadı. 2012 yılında Suriye anayasası değişmesine rağmen Kürt’leri görmezden geldi.

Soru: Suriyeli ve Kürt muhalifler neden ortak paydada birleşemiyor?
Cevap: Bu Suriye’nin tarihi geçmişiyle ilgili. 50 yıldır nüfus / Halk bastırılmış durumda. Baas Rejimi 1963 ten beri siyasi atmosferi zehirledi. Esad Suriye’yi azınlık ve çoğunluk gruplarına ayırdı. Bu şekilde kendi gücünü göstermek için birbirlerine karşı oynadı. Suriye devriminin patlak vermesinden bu yana bizim için tamamen yeni bir durum söz konusu. Bir çok akım var. Liberaller, islamcılar, milliyetçiler ve bağımsızlar. Hem Araplar hemde Suriye’de ki Kürtler için geçerli. Bu farklı çıkarların muhalefet ve toplum üzerinde olumsuz etkisi var. Siyasi rakipler birbirlerini ciddiye almıyor ve herkes demokrasinin kültürünü bilmiyor ve bunu bilmediğinden bütün güce sahip olmak istiyor. Üstüne ek olarak yurtdışından gelen müdahaleler de eklendi. Bunlar Suudi Arabistan, Türkiye, İran, Katar ve Rusya gibi bölgesel ve uluslararası güçlerdir.

Soru: Batı’nın Suriye’deki muhalefeti terk ettiğini ve aşırılık yanlılarının eline geçtiğini inanıyor musunuz?
Cevap: Batı yeterince işe yaramadı. Sivil toplumu yeterince güçlendirmeli ve Esad’a karşı daha açık sınır koymalıydı. DEAŞ, El Kaide, El Nusra 2012 de Suriye’ye geldi. Eskiden Suriye’deki hareketi Esad’a karşı kontrol eden liberal ve demokratik güçlerdi. Ancak Batı’dan gerçek bir desteğine hiç bir zaman sahip değillerdi. İran, Rusya ve Çin Esad’ı her zaman destekledi. Bu nedenle ılımlı muhalefet zayıfladı. Suriyeliler o kadar çaresizlerdi ki destek görmek için her hangi bir grup yada organizasyona katılmaya hazırlardı. Bu da DEAŞ ve El Kaidenin güçlenmesine yaradı. Ve Suriye’de aşırılık yanlılarının güç kazanmasına yaradı. Batı bu suça ortak oldu.

Soru: Neden Esad’ın bu kadar uzun görevde kaldığını düşünüyorsunuz?
Cevap: Ulusal düşünürsek, İran, Rusya ve Çin’in destekleri. Suriye’de birçok hristiyan, Aleviler, Dürziler, Türkmenler, Ermeniler ve Ezidiler var. Farklı inanç gruplarını, inançlarını birbirlerine karşı oynadı. Esad herkesin zayıflamasına ve değişimden korkmasına neden oldu. Başarının formülü uluslararası bakılırsa, Körfez ve Avrupa, Akdeniz ve Suriye erişimi altındaki boru hattı. Rusya Esad’dan hiçbir şekilde vazgeçmek istemiyor. Bu Esad’a fayda sağlıyor.

Soru: Suriye'deki mevcut durumu nasıl görüyorsunuz ve Suriye devleti için huzurlu bir gelecek olduğuna inanıyor musunuz?
Cevap: Şu an için kritik ve halk için dayanılmaz derecede. Altyapı tamamen yok edildi. Temel eksik çok ve bir çok bölünmüş hakim gruplar var. Suriye devleti böyle düştü. DEAŞ tamamen bitse bile sorunlar çözülmez, 2011 de sokağa çıkan insanlar demokrasi ve özgürlük istiyordu. Bu insanları tetikleyen nedenler ortadan kaldırılmadığı sürece yakın bir gelecekte barış görmüyorum. Uluslararası güçler Suriye için barışçıl bir çözüm karşısında anlaştığı takdirde Suriye’de barış için konuşabiliriz.

Etiketler:
VİDEO GALERİ
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE